1. Haberler
  2. Eğitim
  3. DEÜ Bilim Kafe Sohbetleri’nin 5’inci Buluşmasında ‘Sporun Dozu, Zamanı ve Sınırları’ Konuşuldu

DEÜ Bilim Kafe Sohbetleri’nin 5’inci Buluşmasında ‘Sporun Dozu, Zamanı ve Sınırları’ Konuşuldu

featured
deu-bilim-kafe-sohbetlerinin-5inci-bulusmasinda-sporun-dozu-zamani-ve-sinirlari-konusuldu.jpg
service
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Yükseköğretim Kurulunun (YÖK) Bilim İletişimi Ofisi projesi kapsamında Dokuz Eylül Üniversitesinde düzenlenen Bilim Kafe Sohbetlerinin 5’inci buluşması, Rektörlük Yerleşkesi 15 Temmuz Şehitler Salonunda gerçekleştirildi. Etkinlikte, Dokuz Eylül Üniversitesi Araştırma ve Uygulama Hastanesi Başhekim Yardımcısı Dr. Öğr. Üyesi Özlem Yener, çocukluk döneminden yetişkinliğe uzanan süreçte sporun doğru planlanması, fiziksel gelişimle ilişkisi ve sağlıklı sınırları üzerine değerlendirmelerde bulundu.

Programa; DEÜ Rektörü Prof. Dr. Bayram Yılmaz, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Mehmet Birhan Yılmaz, Genel Sekreter V. Prof. Dr. Dündar Yener ile akademisyenler, öğrenciler ve çok sayıda vatandaş katıldı.

“ÖZLEM HOCAMIZ, İZMİR’DE ŞİFA ARAYAN HASTALARIMIZ İÇİN BİR ŞANS”

Programın açılış konuşmasını gerçekleştiren DEÜ Rektörü Prof. Dr. Bayram Yılmaz, Dr. Öğr. Üyesi Özlem Yener’in üniversiteye kazandırılmasından duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Rektör Yılmaz, konuşmasında şu ifadeleri kullandı:

“Özlem Hoca’mız; ülkemizde özellikle güvenlik güçlerinin yaralanmaları, doku, uzuv ve duyu kayıplarında memleketin bir numaralı özelleşmiş hastanesi olan Ankara’daki Gaziler Eğitim ve Araştırma Hastanesinin sorumluluğunu üstlenmiş bir arkadaşımız. Özlem Hoca’mızın İzmir’e gelişini, Dokuz Eylül Üniversitesinin kadrosuna katılışını, İzmir’de sağlığını kaybetmiş ve şifa arayan hastalarımız için bir şans olarak görüyorum.”

“SPORUN DOZU HER YAŞTA FARKLI OLMALI”

Konuşmasına “Neden spor?” sorusuyla başlayan Dr. Öğr. Üyesi Özlem Yener, sporun bilimsel olarak kanıtlanmış faydalarına dikkat çekti. Yener, egzersizin her yaş grubu için doğru dozda planlanmasının önemini vurgulayarak şunları söyledi:

“Sporun bilimsel olarak kanıtlanmış faydaları var. Artık bunları herkes biliyor; zihinsel, fiziksel ve mental sağlık için spor vazgeçilmezimiz. Burada önemli olan, egzersiz ve sporun dozunu ayırt edebilmektir. Her yaş grubuna uygun dozu ve farklılıkları bilmek oldukça önemli. Bu konuda spor profesyonellerinden destek almak her zaman çok önemli bir konu. Pandemi döneminde spor geçmişi olan bireylerin enfeksiyonu daha rahat geçirdiğini, yalnızca evde kapalı kalmaktan kaynaklanan birçok olumsuzluğu da daha rahat atlattıklarını gördük. Bu süreçten sonra, artık birçok kişi için sporun yaşamın vazgeçilmezi hâline geldiğini görüyoruz ve bizler bu durumdan oldukça mutluyuz.”

“HİÇBİR TEKNOLOJİ AÇIK HAVANIN YERİNİ TUTMUYOR”

Pandemi süreciyle birlikte spor algısında önemli değişimler yaşandığını belirten Yener, teknolojinin sporla entegrasyonuna da değinerek, “Online görüşmeler üzerinden antrenman programlarının planlandığını ve uygulandığını gördük. Aynı zamanda bilişsel performansı destekleyen, pek çok spor branşını simüle eden teknolojik platformları da gördük. Ancak yine de bizim her zaman söylediğimiz bir şey var, hiçbir teknoloji açık havanın yerini tutmuyor,” dedi.

ÇOCUKLARDA KAS GÜCÜ, YETİŞKİNLERDE DENGE ÖN PLANDA

Çocukluk ve ergenlik döneminde spor alışkanlığı kazanmanın kritik önem taşıdığını vurgulayan Dr. Öğr. Üyesi Özlem Yener, bu yaş grubunun anatomik özelliklerine dikkat çekti. Yener, açıklamalarını şu sözlerle sürdürdü:

“Kollajen yoğunluğunun bizlere göre farklı olması sebebiyle, özellikle çocuklarda tendon ve bağ yapıları kemiklere göre daha güçlüdür. Çocuk yaş grubunda kemik hasarlarını daha sık görüyoruz. Çocuklara sporla ilgili önerilerde bulunurken, kemik yapıyı koruyacak en önemli unsurun kas kuvveti olduğunu söylüyoruz. Çocuk yaş grubunda, özellikle boy uzama süreçlerinin devam etmesi nedeniyle kasların boylarının uzun tutulması, esneme ve germe egzersizlerinin hangi spor branşı yapılırsa yapılsın, hatta spor yapılmasa bile mutlaka düzenli şekilde günlük yaşam içinde yapılması gerekiyor.”

Olgun yaş grubundaki bireyler için ise sporun temel amacının performans değil, günlük yaşamda bağımsızlığı korumak olması gerektiğini belirten Yener, bu grupta denge ve koordinasyon çalışmalarının hayati önem taşıdığını belirtti. Haftalık yürüyüş hedefleri ve bireysel spor önerileriyle ilgili değerlendirmelerde bulunan Yener, açıklamalarını şu sözlerle noktaladı:

“Bu yaş grubunda denge ve koordinasyon daha zayıf olduğu için düşme ve kırık riski göz ardı edilmemeli. Spor yapmanın esas amacı performans değil, fonksiyonel bağımsızlığı korumak olmalıdır. Nihai hedef; düşük ve orta tempoda haftada 150 dakika yürüyüş yapmak ve rekabet içermeyen bireysel sporlarla ilgilenmektir. İdeal hedef ise her gün kısa süreli hareket etmek ve vücudun yeterli şekilde dinlenmesini sağlamaktır.”

Bilim Kafe Sohbetleri, katılımcıların sorularının yanıtlandığı interaktif bölümün ardından sona erdi. Programın sonunda DEÜ Rektörü Prof. Dr. Bayram Yılmaz, Dr. Öğr. Üyesi Özlem Yener’e teşekkür belgesi takdim etti.

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

0
mutlu
Mutlu
0
_zg_n
Üzgün
0
sinirli
Sinirli
0
_a_rm_
Şaşırmış
0
vir_sl_
Virüslü
DEÜ Bilim Kafe Sohbetleri’nin 5’inci Buluşmasında ‘Sporun Dozu, Zamanı ve Sınırları’ Konuşuldu

Tamamen Ücretsiz Olarak Bültenimize Abone Olabilirsin

Yeni haberlerden haberdar olmak için fırsatı kaçırma ve ücretsiz e-posta aboneliğini hemen başlat.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Giriş Yap

Haberance ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

Bizi Takip Edin